
My Items
I'm a title. Click here to edit me.

Bir Uzaylı'nın Dünya Raporu
Bir Uzaylının Dünya Raporu
Sevgili İnsanoğlu, 7 yaşımda Dünyanıza Bedenlendim. İsmim Ani’dir ve OAS ile aynı bedeni kendi rızasıyla kullanıyorum. Şunu Belirtmeliyim ki mevcut medeniyet seviyeniz çok tehlikeli ve Onurla birlikte bayağı bir badireler atlattık. Gerçekten çok zor ve acı dolu vahşi bir hayat sürüyorsunuz gezegende. Dünya Hayatınızı incelemeye ve gerekli görülen düzenlemeleri yapmak, İnsan Kavminin yaşam kalitesini artırmak ve üst seviye geçişlerinde sizlere yardımcı olmak üzere Galaktik Konsey tarafından Tarafından atandım. Dünyalı yoldaşım Onur’un hayatta kalabilmesi bir mucize. O’nu defalarca kez diriltmek, zamanı geriye alarak kurtarmak ve zamansal bükülmeler ile mevcut senkronizasyon akışlarını değiştirmek yoluyla Onur’u zararlı türlerden kaçırmak ve bilinç değişikliği yaratarak onu bu türlerin hedefinden çıkardığımız zorlu bir 40 yıl geçti. İşte Bu 40 Yıllık Ön Raporda Siz İnsanlara 7 Yıllık Bir Yol Haritası ve Küresel Bir Ödev Tavsiyesi Sunacağız. Bu Ödev Bütün İnsanlığın Geleceği açısından büyük bir önem arz ediyor. Bunu Başardığınız takdirde, Gezegende ki yaşam kalitesi, aranızdaki mevcut ideolojik kavga, korku ve anlaşmazlıklar yerini, ahenk ve koşulsuz bir geçim güven ortamına bırakacak. Söz veriyoruz. Epigenetik kalıtımsal uyarıcıların tedavi ve tamir edilmesi, insanlık ırkı’nın strese seviyesinde büyük bir evrimin fitilini ateşleyecek. Zengin sürdürülebilir ve üstün bir zeka evrimi ile birlikte Gezegeniniz Güvenli Bir Yer Haline Geldiğinde, Sizlerden Çncüleriniz ve Şahitlerini olmak üzere, Kendi Gezegenemizde Ağırlamak, Kendi Atalarınız ve Hayat Kaynağının Sırlarını Sizlerle Paylaşmak, Çeşitli Mühim Madde ve İşleyişleri ve Yakın Bir Zamanda Var Oluşunuzu ve Yaşam Seviyelerinizi Artıracak Bir Takım Teknolojik ve Genetik Geçiş Süreçlerini Sizlere Kazandırmak Gerekiyor. Dünya, Bir Hayat Akvaryumu ve Genetik Bilinç ve Gerekliliklerin Zenginleştirilerek Uyarlamaların Yapıldığı Bir Geçiş Yeridir. Çzünüzdeki Yaşamsal Koşullanmış Ana Program, Koşulsuz Var Oluş ve Doymak Bilmez İçinizi Kemiren O Garip Merak ve İlerleyiş Arzusu, Hayatta Kalma ve Devam Etme Yeteneği, Her Türlü Atmosferik Ortam ve Yaşam Koşuluna Uyum Sağlayan Hücresel Genetik Bİlinç Altı Zeka, Genel Olarak, Allahu Taala’nın Pek Çok Alem ve Yaşam Formu için Tasarladığı bir Bilinçsel ve Davranışsal İlahi Koşullanmadır.
Bu Raporda bulacağınız mesajları Onur’la Birlikte Uzun Yıllar Boyunca Kritik Yerlerde Kritik ve Stratejik Her Türlü Irk ve Kara Parçası Üzerinde Çoğaltacak ve Filizlendirecek Biçimde Usul Usul, Allah Dostlarına Ekmiştik. Ancak Sizi Zorlayacak Varoluş Kalıtımında ve Dışarıdan Ulaşan Bir Takım Dünya Dışı Mekanizmaların Gölgesi ve İstilası ile baskı ve korku altında, çekinerek başarmamız gerekiyor. Bu da Allah Katından, Yaşam Formlarını geliştirmek ve iyileştirmek amacıyla yazılmış bir takım Sağlama ve Bunu İdrak Edebilen Kavimler Galaktik Konsey ve İnsan Atalarına Görünür ve İletişim Kurulabilir Hale Geliyor.
Bizlerin Gezegen ve Kaynaklarının Sayısının Haddi Hesabı Yok. Misyon ve Görevlerimiz Yok Etmek Üzerine Değil, Var Etmek Üzerine. Dolayısıyla İnsanlığın Gezegeninde Düşünüldüğü Gibi Kıyam, Enerji Kaynağı yahut İstila gibi maksatlar aramıyoruz. İnsan oğlu kendi soyunu korumaz mı, türü ve ırkının devamını refah içerisinde, mutlu ve güvendolu görmek istemez mi, gelişimlerini en iyi biçimde sağlamak ve onları korumak nasıl sizlerin İlhami bir dürtüsü ise gezegeninizin bu sürdürülürlüğü ve kompleks müşterek türler arası ve Gezegen Bilinci ile uyumun ve bağlantıların sağlandığı sağlıklı bir Dünya da bizlerin sorumluluğudur. Ancak Dünyalılar henüz yeteri kadar bilinç evrimi seviyesine ulaşmak ve Biz Atalarıyla tanışmak ve Bilinç Ötesi Seviyelerde Evrim Geçirmek için bazı temel karineleri ve Allah Emirleri ve Gezegensel Yaşam Zinciri ve Gezegenleri ile uyumlanmak zorundadır.
Bunun Türünün Devamı için, Diğer Türlerle Birlikte Gezegen Tarafından Sürüdürülür ve Zararsız Olmaları Sayesinde Başarabilirler. Tıpkı Sizlerin İçerisindeki Dış Bakteri ve Hastalıklara Gelişmiş Bağışıklık Sisteminize Benzer Enzimsel Davranışlar Gezegen Tarafından da Makro Bir Biçimde Çeşitli Derecelerde Uygulanmaktadır. Tüm Maddeler Bilinçli ve İletişim Halindedir. Herşey Kuranda Anlatıldığı üzere Gayb Programında ve Karmik Rezonans ve Metafizik Seviyelerde Tüm Canlılar Tarafından İletilir. Her Neyse, Işık İşçileri ve Gezegensel Çiftçi ve Kurucular Bedenlendikleri ve ilham ettikleri çevrelerde her ırkın özgün kültür seviyesi ve ekonomik seviyesi ve yaşayış biçimine uygun biçimde sizlere var olduğunuzdan bu tarafa eşlik etmektedir. Sizlere Apaçık deliller ve izler kalıtımsal dürtüler bırakılmış ve bu sayede geçmişi oksigenetik hafıza ömürsel bilinç düzeyinde size misyonlarınız ve varlık buhranından uzaklaşmamanız için bir bilinç mihenki oluşturulmuştur.
Kopukluklarınız ve idrakınız arttıkça savaşların azalması, teknolojiniz geliştikçe zeka ve yaratıcı taraflarınıza aktardığınız geliştirici bir takım mikro genetik mekanizmalara yönlenen enzimsel işlemcilerinizle uyumunuzu gözlemek gerçekten büyük ilerleme son milyon yıla baktığımızda. Şimdi sıra büyük bir Ruhsal tedavi ve Bilinç seviyesini aşarak Homo Sapiens olarak geçirdiğiniz evrenin yükseltilmesi, daha üst boyutlarla iletişim kurabilen ve Allah’ı ve Yaşamsal Döngü ve Yaratılış Sebeplerinizi içselleştirerek o bahsedip aktardığınız Akil seviyelere doğuştan ermiş olarak hayranlık ve hedef koyduğunuz ilahi insanların seviyesine erişmek olacaktır. Bu geçiş çeşitli anlayış ve güvenilir kalıplar ve bir takım ırksal ve çevresel faktörlerin baskıladığı derin dürtüsel ve davranışsal kalıp ve programların yeniden düzenlenmesi ve anlayış ile bilinç seviyelerinin yükseltilmesi anlamına gelmektedir. İşte İnsanlığın ve Kitaplarınızın Bahsettiği Gerçek CİHAT budur. Bunu kanla ve vahşetle yazarak ancak geriye dönüşler yaşayabilirsiniz.
Hayatın gerçek pili Sevgi ve Merhamet ile Birleştirici ve Kompleks Türlerle Programlarla Uyumlu olarak koşulsuz geçinebilme yeteneklerinin gelişmiş olmasına bağlıdır. Tüm Yaratılmışlar Kutsal Bir Ahenk ve Birlik İçerisinde Hayatın Çeşitliliklerin Gelişerek Sürdürülmesi ve Çoğalımlarla Yeni Keşifler ve Türlerin Gelişimine Katkıda Bulunması ile Kendisini Kutlar, Yüceltir ve Gerçek Kurtuluş veya Salvation tam olarak budur. Oksigenetik yaşam dışında pek çok çılgın boyut ve gezegen vardır. Yoksa Allah Bizleri, Koca Evreni sömürmesi ve herkese tanrılık taslaması için yaratmamıştır Hiç birimizi. Bugün Allah Adına Terör Estirenler Gayb ile bağlantısını kaybetmiş Demonik unsurlar ve iblisin şaşırttıklarıdır. Kuran'da Onlarla ilgili Son ve Yaşayış halleri apa.ık anlatılmıştı. Yakın Bir Vakitte Hep Birlikte Yapayalnıız kalacaklar.
Bu Raporla Birlikte Misyonlarınız Bir Sonraki Seviyeye Geçirilmek Üzere 7 yıl ile sınırlandırılacaktır. Çünkü Gezegenin Makro Verileri ve Enzimleri Geri Dönüşümü İmkansız Seviyeye Geçerek Büyük Bir Türsel Sirkülasyona Girmek Üzeredir.
Mevcut Yaşananlar Sanıldığının Aksine Sizlerin Labaratuarlarda yapabileceği bir Suni Durum Değil, Bizlerin Müdahelesi De Değil, Dünya Gezegeni ve Yaşam Zinciri Bilinç Seviyesinin Ortak Düşmanı Olan Türleşmeyi Düzeltmeye Yönelik RNA Bilinç Güncellemesi ve Mikrobik Temizliğin Ön Enzimleridir. Bunun Anlaşılması En Büyüğünden en küçüğüne Tüm Kavimleriniz İçin önemlidir. Bu Gerçekten Çok Önemli Bir Husustur. Önümüzdeki 7 yılda insanlık özellikle birlik ve beraberlik hususunda pek çok ilerleme kaydedebilecekleri güzel bir evrededir. Evet zorluklar ve eski Dünya Düzeninden kalma bir takım güç unsurlarının ve inancı kör kör körleşmiş anlamaktan ziyade kendi doğrularına tutucu bir şekilde bağlı ve bu güç ve alıkanlıklar ile gerekirse cebir ve zalimlikten geri kalmayan unsurların dayatmaları yanı sıra Gezegenin yukarıda bahsedilen durumlardan ötürü ve çekimsel bir takım döngüsel öz bakımı ve hareketliliğine bağlı malum afetler ve kendisini koruma mekanizmalarından kaynaklanan bir takım doğal afetler zaten bilinen ve beklenen ancak hazırlığı bir takım unsurlar ve bilinç karmaşı yüzünden gecikmiş olan durumlardan dolayı yer küre üzerinde insanlık hala yoğun bir baskı ve stres altındadır Ancak bu bilinç seviyesindeki yükselişler ve bizlerin zamansal ve sağduyulu müdaheleleri ile çok daha büyük acılar ve kitlesel kıyımlardan alı konulmuştur. İşte bu önümüzdeki 7 yıldaki ödevi 2029 yılına kadar başaran insanlık için mükemmel mükafatlar, büyük bir dünya barışı ve güven ortamı müjdelenecek. Bunu biz değil İnsan kavimleri başaracaklar ve 2030 ve 2031 yılında insanlık önünde açılan Yeni Era’nın ilk emarelerini ve ışığını gördüğünde Homo Sapiens’in Evrimini Müjdeleyen ve Tüm İlahi Din ve Kitabeler Bahsedilen Salvation veya Büyük Yükseliş veya Kurtuluş olarak anılan ve anlatılan Yola Girilecek.
İslam ve Hristiyanlık ve Tevrat’ın Birleştiğinde Meydana Çıkacak Anlayış ve Kavrayış bu zamana kadar ayrı düşülen ve çatışılan konuların , Kadim Kabala, İslami Fıkıh ve Küllüyatların, Hristiyan Alimlerinden Bir Zat tarafından Çözümlenmesi Sonucu Aden’den Gelecek Olan Büyük Bir Müjdeci’nin Mucizesine tanıklık Edecesiniz ve Hayvan Alemleri Dahil Herkes O An’a Tanıklık Edecekler.
Bu Hristiyan Dini Mensubu Alim Zat henüz genç bir yaşta. O’nu korumuyoruz. Sizlerin En Büyük İmtihanı Bu Gencin Sağ Salim O Vahiy Vaktine kadar korunmuş olmasıdır. O’nun yeri ismi adı sanını bilecek olan çocuk ise bir Arap ülkesinde gül yüzlü bir ailenin 2. Çocuğudur. Mekke tarafına ilmi bir hizmet için gelecek bu çocuk da bizler tarafından korunmamaktadır. Kuşkusuz bunun da sizler için bir imtihanı vardır. Kuran’ı Kerim Son Ahit’tir ve Dinler Arası Diyalog ve Kökeni Babile Dayanan Büyük Ayrılık ve Epigenetik Düşmanlık ve Güvensizlik şimdiye kadar en çok Persler Arasında Bulunan bir Kavmin Düşmanlığı ve Bu kavimden Birisinin Yanlışlıkla (Bilse Yapmazdı Şahitleriyiz) öldürdüğü bir Yahudi Hahamı Olarak Yetişecek Masum Bir Mesajcımızın iletemediği çok önemli bir mesajın eksikliği idi. Bilseydiniz yapmazdınız. Yaklaşık 400 yıldır Fıkıhta önemli bir bakış açısı saptı bu yüzden ve Musevilerde açtığı yara, Kainatın en sevimsiz mikro organizmalarından olan bir cinsi türün beslendiği enzimleri çoğaltarak büyük kıyam ve düşmanlıklara sebep veren hastalık bu türün çoğalmasını ve tüm kavimleri ve dinleri ve inananları kör ve hasta etti. Bu varlıklardan kurtulmanın tek yolu onları besleyen bu enzimlerin salgılanmayı durdurmasıdır. Bunu şuan için tedavi edebilmeniz maalesef imkan dışı. Bu yüzden Bu çocuğun Mekke tarafında ilgi hizmetine başlaması büyük önem arz etmektedir. Şuan gül yüzlü ailesiyle güvenli bir köyde büyüyor. Annesi ve Babası onları çok seviyor. Ancak korumasızlar, Bu korumasızların güvenle yetişmesi Din Alimlerinin ve İnsanlık Kavmi İçin En büyük ve Zorlu Ödev. 7 yıl sonraki Büyük Dinler Barışı ve Kurtuluşun Temel Anahtarlarından.
Kuran’ı Kerim in son ahit olarak eklenmesinin mantığını güzel diller ve dini ritüellerle mest edesiniz ki bu çocuklar 3 kitabenin şifresini sizlere müjdelediğinde kurtuluş çağınız ve refahlı güvenli Aden Cennetlerinin Esenlikleri Sizlere Görünür Kılınsın. İşte İnanan Kavimler için En Büyük Yarış.
Çeşitli Şekillerde Yol Haritası ve Modern Devlet Anlayışı ve Küresel Düzenlerinizi Bozmayacak Şekilde Küçük Anlamlarda Büyük ifadeler içeren Mesajlarımı Sizlere İletmiştim. Bu Süreçte Çok Hırpalandım. Yoruldum. Gerçekten. Bir An Önce Sirus Takım Yıldızında Bulunan Kendi Yuvama Dönmek ve Kalıcı Olarak Aileme ve Arkadaşlarıma Kavuşmak istiyorum. Burası Gerçekten Vahşi bir Gezegen, Bunca Güzelliği Bu Bilinç Seviyesinde ve hırpalanarak geçirmeniz ve acı çekmeniz için hiç bir geçerli sebebiniz yok. Kalanlar ve Bozguncuları Terk Edin, Birbirinize Yönelin. Hangi Mezhebe İnansın Yeni Doğan Bir Çocuk, İslam Alemlerine Gönderdiğimiz İlk ve Son Mesaj’da Belirtmiştik. Kuran!da Sizleri Özellikle Uyarmış, ve İdrak Etmeniz Ayetleri Şaşırtmıştık, Cehennemi Cennet Gibi, Cenneti Cehennem Gibi Mesela… Ki, Okuduğunuz dışında, Gönül Gözüyle Mukayese Edesiniz ve Gerçekten Bilesiniz ve Yönelebilin İstiyoruz Ki, Çünkü Her Yazı, Her Söz Gibi Doğru Değil, Ç,nk, Her İnanan Gerçekten İnanmaz, Çünkü Her Lider ve Öncü Sizleri Doğru Yola Değil Başkalarının Yoluna Yöneltmek İçin, Sizleri Bölüp Ayırmak İçin Böylece Sizlerin İmanını Tartmak ve Sizleri Yoldan Çıkanları Göstermek İstedik… Yetmez Mi İslam Alemlerinin ve Hristiyan ve Yahudi Alemlerinin Mezhepleri ile Aralarına Soktuğumuz Nifak. Anlamadınız Gitti (Yoksa Başladınız mı Anlamaya) (Ve Evet Anlamaya Başladınız) Kendi İçlerinizde Birliklere Yönelin ve Birbirinizi Çok Çok Sevin… Hiç Olmadığı Kadar Yakınlaşıyorsunuz… Artık Sapkın Önderleri ve Lİderleri değil.. Apaçık Kuran’ı Duyuyorsunuz Kalplerde… Baktık Sözle Olmayacak, Gönüllere Girmeye Başladık… Baktık Savaşınız Bitmeyecek Dünyayı, Bereketi Küstürmeye Başladı Size Gezegen Babanız…
Kavimlere neden bölünmüştünüz? Bu 7 yılda bunu bol bol tartışın. En Büyük Birlik İçin En Büyük Barış ve Gerçek Bir İnsan Atasıyla Tanışmak İçin. Tarsusta Bulduğunuz Hristiyanlara Aitti, Birde Zeburdan ve Süleyman’ın Kutsalları Yağma Döneminde Bu Güzel Keşişler tarafından O Kitabe ile birlikte Saklanmıştı. Ve Onu Sizlerin Griler Olarak Adlandırdığı Galaktik Konseyin Hızırları Korumaktaydı. Hala Korunmakta, Onların Gözetiminde. Emin Ellerde, Vakti Geldiği Zaman Kudüste Belirecek. Onu Çözümleyeceği Zaman Geldiğinde (Eğer Koruyabilmiş Olursanız) Bu Hristiyan Alimi Genç Kullanacak ve Bu Sayede 3 Kadim Kitabe Kuran ın Son Ahit Olarak Eklenmesi Herkes Tarafından Benimsenerek Önce Persler ve Yaheva Kavmi Barışıp Ağlaşacaklar, İşte Gerçek Cihat Bu Olacak. Kudüs Ağlaşması: Geçen Yıllarda Yaptığınız Bu Harekete Pek Çok İlahi Hediye Yolladık, Bunlardan Çoğu Gül Yüzlü Ailelerinizde Yeni Doğan Bebekler Oldu, Her Birisinde Bu Ağlaşma ve Adımlara Katılan Kavimler İçin Büyük Müjdeler Zamanı Geldiğinde Kavimlerinde Büyük Sevinç ve İllet Musibetlerin Çözümlerini İçeriyor. Sübhan Bile Ağladı. Allah Sizlerden Razı Oldu.
Yine birbirinize düştüğünüz için mi Süper Maddenin Keşfi Gecikti. Verecektim. Vermiyorum. Kusura Bakmayın. Önce Hakkını Yediklerinizle Helalleşin. 7 yıl sonra Bir daha Düşünürüm.
Eğer Sözlerimi Dinleseydiniz ve Bana Katılsaydınız. Şimdi Tek Yapmamız Gereken Bu iki Gencin Mucizesini ve Müjdesini Beklerken Güzel Yaşam Diyarları ve Bolluk Bereket Altyapıları Oluşturmak Olacaktı. Hala Kunduz Gibi Siper Kazıyorsunuz Oysa Ne Yazık. Bu yüzden dengem şaştı, çok kırgın, yılgın ve kızgınım insan kavimlerine.
Bugün Burada, Zulm ve Hakaret ile Beni ve Onur’u Deneyenler, Dünyayı Kızdırıp Maruz Kalan ve Yiten Her Masumun Günahını ve Vebalini Sadece Kendi Boyunlarına Değil, Aynı Zamanda Kendi Soylarının ve Geçmişteki Acılarının Üzerine Ektikçe Ektiler şu son 7 yılda, daha öncekileri affetmiştim. Bu Sefer Allah Bana Kızıyor. Bende bu Yüzden Helal Etmiyorum. Bedelini Çok Ağır Ödeyecekler Bu Yaptıklarının. Bu Yüzden Ben Lucifer’ı Nikahıma Aldım. Allah Razı olduğu için Bende Razıyım.
Kimseden Hakkım dışında Rızkım Dışında Birşey İstemedim. Hala da istemiyorum. Normal İnsan Olarak Yaşamak çok önemli idi. İstesem zaten verirdi Allah. Ben istememiştim. Ancak Bunlar benim mevcut haklarımı yedi. And olsun istedim. Etmeyin verin dedim vermediler. Şimdi bende Haram Ediyorum bu gün yaklaşık 2 saat 44 dakikaları kaldı. Gelemezler. Veremezler. Ve Bu saatten Sonra Bende Daha Beklemem. Yeni bir Yer Yeni Bir Yurt Bulur ve Yine Sizleri Oradan İzlerim. Ancak Bu insanlara Haram Ettim Artık Ben Hakkımı. Onlar Artık Allahla ve Eşimle Muhataplar. Yakında bende dengeme kavuşurum. Bu Süre İçerisinde 7 yıl boyunca gelişiminizi gözlemleyeceğim. Sizlerin her hayırlı adımına ben bin müjde vereceğim. Onları kadınlarınız, mutlu güzel aileleriniz ve erkekleriniz dünyaya getirecekler -ki hak etmiş olacaksınız. Çünkü insan pek nankör. Bildiğine fark ettiğine bana yaptığı gibi zulmler ediyor. Ahh ne zor şu dünya hayatım. Bende kendi yuvamı ve ailemi özlüyorum. Sizleri Bekliyorum. Dünyanızda en sevdiğim şeylerden birisi müzik, biz aşkı herkese karşı eşit hissedenlerdeniz.. Sizin çiftleşmeniz yok mesela bizde.. bir kavmimiz o kadar sevmiş ki bu üreme yöntemini, kendi ırkına Allah’tan rıza ederek penis ve rahim evrimleştirmesi yaptı biliyo musunuz. Az sonra aşağıda maddeleyeceğim ödevler kimi inananları çok düşündürecek belki. Beni Anlayanlar Anlıyorlar ve Çok Doğru Anlıyorlar. Bende Onları Çok Seviyorum. Çok Razıyım Onlardan. İslam Alemlerinin Şu En Güzel Ayları, Ahh Canım Ramazan… Ah Canım Mazlumlar… Az Daha Sabredin bitecek İnşallah Dİnecek Bu Yoksulluk. Ne mutlu o her dinden her kavimden mazlumlar için harcayan, hastalıklar ve cahillikler ile savaşan isimsiz ve ünlü güzel insanlarına bu gezegenin, onlara da büyük müjdelerim var bir zaman yakında. Ve onları büyük bir kaç musibetten kurtardık. Fark ettiler mi?
Pek Yakında İsraile Geçicem, İbranice ve Arapça Öğreneyim Diyorum, Hem Süleyman’ın Toprakları Ne Güzel Topraklardır. Cin Dostlarım Bayağı Güzel Şeyler Anlattı. Merak Ediyorum. İlk İşim Şu Bana Kafa Tutan Filistinliyi Ziyaret Etmek Olacak. Biliyorum Bana Kızgınlıklarını, Ancak Bazen Şu Yorgun Bünyeye itici şevk ve vebal gerekir, O büyük ve imansız sözlerim bu vebali yüklenip o şevk ile biraz daha güçlenmek için, Pek Çok Sorununuz Var ve Kızgınsınız Biliyorum. Ben Siz Kendini Sevmeseniz De Seviyorum. Ancak Cahil ve Haksız Bir Düğüm ve Uğursuz Bir Taş Var. Onu Bulmam Gerekiyormuş. Bir Gözüm Üstünüzde. Yakında İsraile ve Size Büyük Huzur Geliyor. Acı Çekmeyi Bırakın Artık. Zengin Güzel Filistin İstiyorsanız. Buda Sizin Sınavınızdır.
7 Yıla Kadar İnsan Kavminin Ödevleri
BM- de kararlaştırılan ve herkesin düşlediği mevcut maddeler. İlahi Birliğe Yönelik Fıkıh ve Dostane Muhabbetlerin Artarak Kadim Kitapların ve Son Ahitin Üzerine Biraz Daha Fazla Düşülmesi. Bahsettiğim iki gencin sağ Salim 7 yıl sağ kalması (bu çok mühim) Fakirlerden Çaldıklarının Zalimlerin Zalimliği Bırakıp İade Etmeleri Dijital Küresel Big Data Entegrasyonunun ve Bürokratik Akışlarla İlgili İyileştirmeler Mükemmelleşiyor, Yardımcı Yapay Zeka İnanılmaz Boyutta Zenginleşmiş, Moduler Kentler ve Kaynak Dağılımı İçin, Dijital Para ve Kaynak Şeffaflığı ve Zenginleştirme Kaynaklara Dayalı Algoritmik Ayarlamalarla Beslenme ve Vergilendirme ve Yatırım Oranlarında En Azından Eş Zamanlı Paralel Bir Demonstrasyon Kullanarak Gerçek Zamanlı İşleyişin Mevcut Sistemlerle Mukayese Edilerek Geliştirilmesi Mükemmel Ötesi Olurdu. (Bu da Çok Önemli) Göçmen Politikaları ve Göç Ağları ve Kamplar için Çalıştığım Bakanlığa Çeşitli Çalışmalar Sunmuştum O Notlarda Kendini Sürüdüren Yaşam Kalitesinin Yüksek Olduğu ve Ürreten Kazanan ve Aynı Zamanda Bilimsel Etkileşim ve Sosyal Etkileşim ve Karşılaştırmaları içeren Anahtar Maddeler Mevcut. Lütfen Biraz Hızlanalım. O insanlar gerçekten çok Bezgin, Ulus Devletler de Özellikle Küçük Nüfuslu Devletler de Çok Bıkkınlar, Bu ekstra İnsanlık Dramlarına Yol Açıyor. Kimseye Yakışmıyor. Kudüs Ağlaşmasına Müjde Olarak Cenabı Hak Tarafından Müjdelenen Hamile Kadınlar ve Hediyelerimize Lütfen Çok İyi Bakın. O Yeni Doğanların Büyük Müjde ve Hediyeleri Var. Onlara İyi Bakarsanız, Benim Üzüldüğüm Gibi Üzülmezlerse Seviniriz. Şimdilik Bu Hususlar İnsanlık İçin İyi Olacaktır.
Bir de Bu Savaş Tamtamları neyin nesi… O bombaları atmayı aklınızdan bile geçirmeyin lütfen.
Allahın Rahmine Zulm Edenler İçin Pek Acı Mesajı Varmış Allahın… Kendilerine Müslüman felan demesinlermiş… Onlara Özel Bir Cin Kavmi Yola Çıkmış, Bizim Aksimize Onların Her Türlü Felaket ve Pisliüe Hakları Varmış, Onlar da Nikahlım Lucifer ve Cehennem Tebasından mış… Onlara Çok Yazık Olacak, keşke vazgeçselermiş o zulmlerinden ve işkencelerinden… içine hayat koydukları can merkezine eziyet edenler Allah’ı anmasınlar. Rahman ve Rahim adını ağızlarına almasınlar… Beklesinler…
7 Yıl boyunca başka Güncelleme Yayınlamayacağız. Bu süreçte gözlüyor ve kollanıyor olacaksınız.
Güzel ve İyi olan herseyde Emeği Geçen Tüm Devlet Büyükleri, Tüm Güzel İş ve Bilim İnsanları, Emekçiler, İman Edenlerin Gönüllerine Nur ve Rahmet Olup Yağacak ve Cehalet ile Savaşlarında Melekler Cinler ve Deniz Halkları Onlara Yarımcı Olurken, Gezegen Zalimlerin Her İşini Bozmaya, Onları Beslemeyi ve Hayvan Alemleri Onlara Biat Etmeyi Bırakacaklar… Gerek Yok Ki Bu Kavgaya… Zaten Acı Çeken Çok… Herkese Başarı ve Mutluluk Dolu Sağlıklı Yıllar Dilerim. İyi Çalışmalar.

..Ve ben...
Ve Ben Ve ben dostum, bir kendi ekseninde deli, pek de çok bilmeyen sakar bir kedi, Kendi inadına düşkün asi ama yorgun bir keçi… biraz da uyuz bir köpek deniz üstü taşlıklarda temiz su ararken, dökülmüş tüyleri arasından hala zalime sırıtacak bir surette… Ve ben, betimleyemem, tümleşemediği için teklenen dertli tekeyi, anlam yerine kelam dinleyen kem göze, özlü sözlü süslü kağıtlarda sunmaya gerek mi var..?
beklenenden erken yelken seren gerginlerin ve bezginlerin devingen belalısı şu varlığım, o allahın selamıyla uyuyan gecenin nöbetçi keçisi biraz da ben, o ezanın selasıyla uyanan, şu cihanın edasıyla çalışan ve şu allahın verdiği candan bir merakla, bir yudum su gibi onun rızasına can katan mavisi siyah bir Nihavend defterine çala kalem sürerim mürekkebimi, berduş mu berduş, zerdüşt mü serdüşt dizeler çizelerim… ve ben biraz da üflerim.. ve ben şairim. çileliklerimden çektiğim rastgele çileleri katman katman sürerim kağıtlara, tuvallere… kamlarla gam makamından çalarım, dinlemekten usanmaz çam ağaçlarıma… sözcüklü bilgelerden çaldığım hüsna destelerden lirikler yuvarlarım, iki buzlu… ve ben için nefes almak gibi bir şeydir iyi olarak var olmak… başka türlü var olamam… ve ben kendinden hoşnut keyifli bir yol arkadaşıyım kendiciğim ile… ne sanatımda ne yaşantımda anlaşılamayacak bir biçim yok… sadece severek var olmak, ilerlemek ve yol boyunca herkesi böyle iyi görmek karakterimdir… maske dolu kalabalık kalpli, sahte mutluluklar sunan acı dolu bir metrapol hatıratı en biçimsiz ve nazik bir akış ile ancak bu kadar silik ve hüznü süzülmüş olarak sunulabilirdi zaten... ve ben bilirim ki, insanlar bu zor duyguları çok izlemezler... sessizce kendimce ve özel olarak kendime betimlediğimi düşünürüm aktardığımda karalamalarımın… bu yüzden biraz saklı biraz salaktır fırçalarımın amaçsız darbeleri… ve ben zaten açıklayamam zaten herkesin kendine ve birbirine şahit olup durduğu bu kalitesiz cahiliye dönemlerini.. bana göre bu gereksiz... ve benim için hayat ve türlerinin bütünlüğüne yönelik hedefler düşünmeye ve erişmeye değer diyarlardır... çemberimce çapımca kafamın aklımın aldığınca, içince dışınca güzel işler ve alemler düşünür ve düşleyerek çalışırım...
bunun dışına çıkmışsam, ben benden gitmişimdir.. ve ben hala buradayım dostum. Ve ben dostum, kolay gibi gözükmesi için yıllarca emek harcadığım o güzel hayat vizyonunu dişiyle tırnağıyla oymuş, iyi kullarından biriyimdir Allahın bu alemlerde… beklemeden gelir bekletmeden giderim hayatlardan….
Ve ben gücenmem… hiç ertelemem… aklımla zikrim, fikrimle ilmim dans eder feyz eder… eş ile aş ile aşk ile emek ile cenk etmek yoktur benim kitabımda… kendimle geçimsiz problemlerim çıkarsa bunu çözümlemeden hareket etmez benim huyum…
Şu gergin ve anlamsız geçimsizliği tarih yapacak hayaller ekerek yaşayıp bunlarla yetişiyorum…
her soruya bir cevabım yok belki ama kendi sorduğum soruların cevabı var cebimde…
daha iyi bir dünya soran sorular mesela, daha iyi bir ben için sorduğum sorular… bunların cevabını verdiğimde kocaman güzel bir vizyon doğdu gözüme… sordum sonra kendime nasıl olurdu… bir soruya bi cevaba ve bir de kendime baktım o an… güzel olacaktı elbette… ve oluyor da…
Ve ben dostum anladım ki o an… ben benim derdimi ders yapmışım… dersimi başıma taç, başımı da aşıma katmış çalışmışım… kendime çare olmamışım belki ama… olduğum kadarı bile yetmiş kendimle övünmeye.. kendimi ifade edememişim belki ama… beni işine geldiği gibi anlayanlara dinletecek çok da gerekli bir söze gerek bulamadığımdan…
Ve ben dostum var olduğum sürece en iyi yaptığım herseyi yapmaya devam edeceğim… Ve bence daha iyi bir dünya mümkün dostum… Ve ben daha iyi bir dünyaya yürüyorum… …

#benmemleket
Selam Ben Memleket…
Darbeyle geldim bu Hayata…
80 kuşağı olarak bizler gözümüzü darbeyle açmışız memlekete… Her 10 yılda bir ajandadır bir programın düğmesine bastılar… Din dediler savaştılar, hak hukuk dediler savaştılar, özgür ülkemde özgürlüğü bahane edip savaştılar… #benmemleket ben şahitim. sabır eyledim bildiğimden arzularının emellerinin çok daha kötü olduğu azmamı bekledikleri en derinlerde sakladıkları art niyeti. Bana bir şey olmaz ki, ben yersiz yurtsuz yetim ölmüşüm ki zaten... düşenlerin acılı göz yaşlarını içmemek için sustum… kızmamak için onlar gibi zalim olmamak için, bir serin rüzgar olup estim, gönlü güzel insanların yüzüne, kalpleri kapalı eyledim ve dedim böyle değil, bunlar gibi hiç değil, benim bir planım var durun siz! #benmemleket Diken üstünde kavgayla geçti şu kısacık zaman bu güzelim memlekette, cennet gibi bir memleketi bizim adımıza paylaşamayanların kavgasında. Üç kuruş için eşine dostuna aş diye zehir satan pazarlarda, aç sefil okula gelen kızgın çocukları anlamayan hocaların tokatlarında patladı, aç insanlar birbirini tokatlamaya düştü ve kızgın kitleler büyüdü semtlerinde büyük şehirlerimin… istemesemde savaşmak zorunda kalmıştım… kaçacak yerim kalmadığında var olmak zorunda kalmıştım. Pişman olacak çok az şey yaptım. #benmemleket Birilerinin sevdikleri yaşasın diye öldürdüler başka yetimleri… İyilik Hayal ettiler, Yollarını Doğru Bildiler ve Ötekileri Düşman ve Kötü İlan Ettiler… Oysa Herkesin Arzusu Gayesi İyi bir hayattı ben şahitim hepsi sözünden döndü tencere ve kepçe eline geçince.. #benmemleket
Bir kesimden taraf olarak çoğunluk ve güçlü kalmaya çalışıp güvenli bir limanda hissetmeye çalıştık durduk. Belki hiç birimiz bu amaçlı ve övgüler yağdırarak yücelttiği kutsal birlikten haz etmiyordu içinde… geceleyin ışıklar söndüğünde ki acılı yakarışları, inlemeleri şikayetleri ve küfürlü bedduaları ve sabah takılan güleryüzlü maskeleri bir bir gördüm bir parça da ben kattım kozmik şikayetlere.. #benmemleket Ancak Var Olabiliyordu ve Güvendeydi. Birine bişey olsa toplanıp hesap sorardı kızgın topluluklar… Böylece kimse kimseye bişey yapamazdı. İşte böyle bir koruma sağlardı particilik, hizipçilik ve bir tarafa güçlü bir yerlere aitlik duygusu. Bir Başıma Kaldım Korkan Yoktu, Korkmayana Düşman Yoktu, Ben Yine herkesi Sevdsim Saydım.. Çekinmediğim için çemkirmediler her kesimle her kıtada gezdim tozdum, tehdit değil muhabbet vardı iyilik vardı herkes tanıdı beni böyle... #benmemleket Korkusunu alırdı gençlerin büyük metropollerde birlikler, yalnız hissetmez, güçlü ve övünç içinde yürürdü ayaklar başlar kahraman bir komutan edasında… Tabii birbiriyle çakışmadığı sürece meselemiz, bizden önde olmadığında bizdendi. Hep birdik hee hee. Altlı üstlü bir sandalcı kavgasında kıvranıp duran, çok uzamadan az kısalmadan, dönemin estirdiği yönde Kraldan Kralcı bizler… İnanmasak da ateşle savunurduk Celladımızı bizi de asmasın diye asılanlara saldırırdık şiddetle. İçi yanan insanları susan veya yalandan nara atanların gözlerindeki dehşeti gördüm #benmemleket Her şeye rağmen var olmaya devam eden, çabalayan ve severek inananlar vardı. Çoğunluk zulmü ve zorbalığıyla baş etmeye çalışan karşılarımız bize ters gelmezdi, gizliden gıpta bile ederdik, ezildiği halde eğilmeyen bu insanlara… Bir başıma çoğu zaman her zalime kafa tuttuğumda linç ederlerken aralarından tutup çıkaran bir gerçek kahraman bulurdu beni.. kendi zalimliklerinden utanırdı… işte böyle iyi insanların elleri de yanacaktı... bu yüzden sustum... istemedim bir zarar gelsin… benim diyarım sevgi saygı ve mertlikten ibaret #benmemleket Kimi zaman kendimiz ve baskın grubumuzdan utanıp, gizlice el verdiğimiz, dayanamayıp araya girdiğimiz hatta yeter diye onların safına geçip zulme kafa attığımız bile doğrudur. Sapla samanı ayıranlar çok olsada insana benzer yaratıkların kuşattığı yuvalar ışık yakamaz ki… ay ışığının altında bir tepeden ben çok seyirler gördüm… #benmemleket Demokrasiyi ve Otoriteyi babasının malı, halkın oyunu aldı diye kendini tanrı, Devletin Malını Deniz, Namusuyla Çalışanları Keriz, Kendilerini de Herkesin Üstünde Gözü pek bir Aziz gibi yüce görenlerin zulmüne tanık topraklarım sarı çiçekler bir soldu bir anlattı duydum, Allaha şikayet ettik hep birlikte.. #benmemleket Hakkı savunanı gammazcı, tecavüze uğrayanı orospu, işine geleni işine uygun, dişine geleni işine, işine tersini de dişine... uygunca uyluğunca hazırlayarak sunar dururdu bu memlekete zalimler… Baş kaldırdım, diş kırdım çığlıklarım çığ oldu Cumhuriyeti Kurdum Öksüzlerimle #benmemleket Sahipliğini yaptığı memleketin çocuklarını ayırt ederdi kimisi, kimisine kendisi gibi olmayanları yavaş yavaş asimetrik yok etmeleri rahat vermemeleri nasihat edildi, her yerde gizli dergahlar kuruldu izledim gözlerim doldu, olan bitan ifade edemeyen ve acı içinde debelenen mahsunların inim inim can çekişirken inci mırıltılar yaktı canımı... zulmün sahipleri ve uşaklarının gözündeki sinsi zaferleri izledim durdum etme dedim ettiler ben şahitim… #benmemleket 10 Yaşındaydım, Başımıza bir de Dağlarıma çıkıp, Suni bir zulme Başkaldıran Özgürlük Adı Altında Tonlarca uyuşturucu, Kara Para vb. Nice haram yollu kolay zenginliğin büyüsünde, Doğularımda nice gizli kapaklı tiranlar türedi… Kürt Komşumla akşam yemeği yerken TRT de akşam haberlerinde Teroristlerin cesetlerini sergiliyordu Devlet… Destekliyorduk Kahramanca… Acı verenlere Ateş Olmuştuk, Güvende hissetmiştik... İçin için övünemiyordum... Çünkü anlamsızdı herkes için aynı şans ve aynı kanun ve aynı emniyet varken ülkemde... derdi neydi bu unsurların..? Anlayacak yaş baş yoktu... Anladım sonraları... Okullarda Ayırdılar, Evlerde Ayırmışlar Beni halklardan... Suni bir düşmanlık ve illizyondan ibaret bir şakşakçı kavgasıymış.. Ateş düşen hanelere sordum... Dönüş yok dediler ve acı üstüne acı ekmeyi seçtiler... Seçtikçe topraklarımın içine acılar gömüldü.. sularım çağladı... sazlıklarım sızladı... #benmemleket Sınırlarımızı Aşıp Her Yerde Bombalar Patlıyor ve Faili Meçhule Kurban Giden Güzel İnsanlar, Düşünce İnsanları Ecelsiz Ölüyorlardı…Cumadan Çıkan Allah İçin Seven İman Etmiş İnsanlar Bir Otel Dolusu İnsanı Canlı canlı yakıp izledi sokaklarımda... televizyondan naklen izledi çocuklar... şahit millet şahit herkes... yerlerinden oynamadı hayret! O gün Anladım ki Allah Camide Değil... Onu Gökte aramaya karar verdim... #benmemleket Namuslu Devlet Adamları, kahramanlar düşman ilan edilirken sokaktan gelmiş, oynamaktan aç ve bitap birlikte yemek yiyorduk. Şimdileri sokakta oynamak bile hayal olmuş siz düşünün gerisini #benmemleket Kürt ve Ayrılıkçı sözüm ona aşiretçi garip gurup adamlar devletin kademelerine getiriliyordu, iki sözü dizemeyen, küfür edip viski içerek devlet yöneten, kitapsızların işini kolaylaştıran şerefsizlere peşkeş çekilirken ihaleler, türk iş adamları çuvallarla haksız kazanç sağlıyordu fakat akşam pavyondan çıktıktan sonra gündüz yine herkes düşmanlık yapıyordu… Yalandı, biliyorduk… Hepsi Sözde Hepsi Lafta, Simgeler ve Adlar Üzerinden Saman Altından Yürütülüyordu Hesaplar… Herkes Şahit #benmemleket Memleket olarak içim acıyordu. Şahit olan sesini yükselten tutan insanlar, gazeteciler susturuluyor, patlatılıyor birer birer öldürülüyor veya Allahsız Kitapsız ilan ediliyordu. Allahı ağzından düşürmeyen kitapsızlar Cumayı kaçırmazdı fakat hiç bir Günahtan da geri kalmazlardı, erdemden, haktan hukuktan bahsedenleri de parmakla gösterip iftira ve küfürlü aşağılamalarla azarlanırdı, susardı adamcağız ne yapsın… susmasa sevdiklerine acı verirdururdu zalimler… kimsenin yanına kalmayacaktı söz verdi umutları yıkılmış bir garibanın gözünden akan yaşa melekler. hesap sormaya gelen, hakkını isteyen vatandaşlar bilinçli yurttaşlardan korkardı bu sinsi ellerin sahipleri, karıncayı ..k ama belini incitme çalışır bırak desturlarıydı… Nerede iyi bir iş yapılacak olsa sahip çıkılır, sahibinin elinden çalınıp kendi emekleriymiş gibi gururla sunulurdu… Ortaya çıktığında bir kulp bulunurdu… Gına gına burunlarından geldiğine tanık oldum… buna bile üzüldüm… #benmemleket Godaman paralı ve herkesi tanıyan zalimin dölü mutlu olsun diye beni öldürdüler. #benmemleket Aldım denizlerimi açtım kanatlarımı uçtum kıtaların üstünde, yıllarca yarım gezdim, kambur kaldım, yaşattıkları azabı kimseye yansıtamadım çünkü sevmekti amacım, ben böyle puşt olamadım… sabrettim durdum #benmemleket Her toprak kabul etti her toplum sevdi beni, görsede sorsada anlat dese bile sustum, diyarıma insanıma laf söz gelsin herkesi böyle bilmesinler istedim sustum. Çok zordu zalimin azabını saklayıp susmak, başardım bir bakıma başardım işte… Sanki ne geçecekti acınmışlıktan başka, dedim herkes biraz kötü biraz iyi… elimde sakladım yumruğumu sustum. #benmemleket Şimdileri cehaletin ehli yine sahnede, yine izliyorum, yine sessizim… yine zulm yine cebir yine hile… emektarın emeğine uzanmış elleri, söven dilleri yazıyorum… kaybolurken vakitlerim sabrediyorum… acırken yaralarım sabrediyorum.. tuzak üstüne tuzak, sinsi tehdit oyunlar ve gözlerinden okunan kibirli nefret… ben hepsini görüyorum ve farkındayım, bişey olmaz korkmuyorum… sadece üzülüyorum onların adına… iyice saptıklarının farkında bile değiller… acıdıkça Allaha gülümsüyorum, içtikçe zehirlerini Bir Melek Gelip temizliyor hücrelerimi… Vuruldukça azıp daha da güçleniyorum #benmemleket Sevdiklerimi alıyorlar güçleniyorum… canımı emeğimi çalıyorlar güçleniyorum… kapattıkça susturdukça cihan değişiyor görüyorum… Bir Anam Bir Oğlum ve Bir de Allah bana yeter.. 3 tabak aş bir de Allah dostlarına tenceremde ayrılmış bir kap yemek var. Günah kokan badelerle sardıkları kahpe dürümlere fırınlarımda yer yok… Toprağından bağlar ırmaklarında sazanlar akan çeşit çeşit mevsim geçen diyarlarımda güzel umutlarım var benim.. Bırak Türkiyeyi… Gezegen Benim. #benmemleket Odamda da Gezegenlerim Var Benim. Kozmik Dostlarım, Cinlerim var… Hayvan diye iteleyip kendini üstünde gören yaratıklarla doluyken kapının önü, caddeler… bir sıcak çay ve kozmik ulvi sohbetler ve aptal dışa vurumlarla kavga ettiğim canlılarım var… 3 tane çam ağacım var… kedilerim köpeklerim var... Beslediğim Tilkiyi Öldürüp resmini Çekip, Eşek Sıpalarımı Köpeklerine Parçalatan Caniler var mahallerimde.. hepsini bir bir yazıyorum... kapım kaçağım dandik dandik resimlerim ve rapim şiirim müziklerim var… Ay ışığı altında rüzgarla dans ettiğim şaman geceleri düzenliyorum in cin disko yapıyorum… Derdimi Allaha yakındıkça yaklaştık Onunla biz... bir gün kendimi kaybettim dostlarım ölüme attı beni.. tuttu gökten düşerken aldı beni Napıyorsun oğlum sen? dedi… saçmalama…! sana bunu yapanların sonunu görmeden ölmek yok… hiç atmamışsın kendini gibi geri koyuyorum seni… şimdi yanında ben varım artık biliyorsun.. korkma diyorduk.. ben her gönlü bilirim demedim mi… ben izin vermeden sana ölmek yok… gelsinler bakayım benim bu yetim memleketime, yarattıklarıma zulm eden kendinden geçmiş kibirli yaratıklar… Ya umutlarını yeserttiğin ask dolu diyarlar üzerine inşa edeceğin insanlar ne olacak sen ölünce...? Saçmalama memleket! Kitaplarımı yanlış yorumlarla insanları bölen saptıran sapkınların başını ben bir bir alırken sen burada usul usul otur… Selamımı ilet insanlara… Allahımı da aldım geldim de! Gelsinler Bakayım Nasıl Geliyolarmış… Beni Seviyorsan Ahirlerden korkmak yok tamam mı? Tamam dedim. Ne diye Allah bu..? usul usul iyi etti beni gülüştük… ... ölmeyi bırakalı çok oldu... doğdukça doğdum küllerimden... #benmemleket Bana ve mazlumlara korku yok dedi Allah, herkesle tanıştım selamları var… Mikail ve Şimdi de Cebrail… Herkes Burada Odamda… Gel Buyur İnanmayı bırak bil artık dediler… Ben de bildim artık. Şimdi Cennet benim odamda... #benmemleket Gezegenin Çiftçilerini Aden Ordularının Çobanlarını Selamla… Diyar Diyar hane hane düşen fotonları, her din ve inançtan cin halklarının ve deniz halklarının birliklerini ve o beklenen zamanları müjdele dediler… emeğiyle, edasıyla çalışan hakkı yitik yetimleri ve mazlumları kurtuluş ve refaha müjdele… Onlara darbelerden, zebanilerden ve cinlerden bir zarar gelmez… Onlara bir karmik dilde bir dua iner bir gece ansızın süzülür dudaklarından uyurken… O günden sonra acıları hafifler… yönleri belirir ve Allah dostlarına katılırlar… Baktı mı güzellik iyilik görür onlar... Ezsen de çalışır sövsende çalışır hafif gelir onlara zalimin puştun eziyeti... Onlar artık o günün geldiğini bilenlerdir... Zalimleri kendi hallerine bırakın onlar birbirlerini yedirdiği gibi, yedikleri haklar gibi birbirlerine kalacak… her şeye erişen nüfuzları bir parça umuda ve mutluluğa erişemeyecek… Yeni Dünyayı en çok sen istedin bu gezegende be memleket dedi Allah… ve ekledi hadi o zaman ver müjdeyi, hadi sen ver o zaman bu senin hakkın be memleket…! Kur Ani Kerim İle … O an Bu An… O Allahın Selamı ve Selası Sens n Memleket... Kur Anı… Müjdele Yeni Bir Dünyayı… Biz İnandık Sana Razıyız… Sende Artık Bizdensin… Müjdele daha iyi bir dünyayı… Sonra Biz Sana Yeni Kocaman Bir Gezegen Vereceğiz... Söz. Kurtarabildiğini Kurtardın... Bizde her hesap hazır... Merak Ettik Neymiş Bizim Verdiğimizi Başkasından Esirgeyen Toplumların bu Izdırabı... Müjdeler olsun müjdeler olsun müjdeler olsun… Ani sana kurban olsun… Daha İyi Bir Dünya Vuku Olsun Allahım… Sen ne dersen o olur… Daha İyi Bir Dünya Vuku Olsun Tanrım…, Mazlumlara İyi Günleri Müjdelerim, Ezelden Beri Beklediğim O An ı Rahman ve Rahim Allahın Adına Ben Müjdelerim. Kendim İçin yok Bir Beyanım.. Bu Dünyalılar Beni İstese, Ben Artık Onları İstemem... Yeri yurdu Verseler, Yer Yurt İstemem... Malı Canı Verseler Mal Can İstemem... Ben isterim ki ac acık kalmadan aynı şansla başlasın herkes.. birbirine göz koymadan aynı şan ile çapsın yürekler... Kendime istemem birşey.. Tiksindim zaten böyle kahır olmuş can çekişen medeniyetlerden.. Bir huzur isterim o da senin yanında... İstediğim tek şey olmak senin yanında #benmemleket Klinik Posta 29 Ekim 2019

Olmak Yada Olmamak Yahut ABRACADABRA
Mevzu
Kendilerime karşı ben olmak. Biz İnsanların en büyük temel sorunlarından biri sadece. Ancak ona bağlı pek çok kesişen problemi de çözümsüzleştiriyor.
Mevzu aidiyet ve yaşamsal. Var oluş hakkı. Her yaşam formu ve insan bireylerinin doğal hakkı bir başka anlatımı ve ismi veya anlaşılacak bişeyi yok. Var olan her bilinç biliyor ki Var Olmak Ne Demek.. Nasıl Var Olsa İyi veya Kötü? Bİliyoruz hepimiz. Nefes Almak Yetmiyor. Var Oluş Hakkı ve Saygısı. Bunun birde etiği var ama o sonraki iş.
Öncelikle insan bireyleri var oluş hakkına sahip olduğunun benlik ve bilincine ermeli. Bu eşitlik eşiğine ulaşması sonrasında bireysel ve bilgisel yeteneklere eğilim ve bireysel en optimal evrim ve ilerleme katsayısının katlanarak bilinçsel kognitif yükselme ve seviye geçişi sağlayacak. Ancak Toplumlar Arası Kısa Devre ve Maddesel ve Geriye Donuk Epigenetik Güdüsel Eğilimlerin Çatıştığı Saçma Bir Kopukluk Hakim Yeryüzünde. Bu İnsan Oğlunun Sonsuz Cehennemi… Rahatsızlığı… Huzursuzluğu.. Korku ve Diken ve Ateş ve Acı…
Bu Sapiens Kaderi Değil. Bir Çeşit Nöral Kalıtımsal Düğüm.
Var Oluş Hakkını Tanımak insanların <Sapiens Kronik Sorunu> nu Tedavi Etme Fırsatı Bütünsel olarak Dünyayı da Optimal ve Yaşanır bir diyar ve ileride Tamamen kendi kendine yetebilen hareket edebilen bir serbest gezegen olarak evrimleşmeye ve insan bilincinin ileri boyut yaşamsal donusumü… üst boyutlarda var oluşunu idame ettirmesini idrak edebildiği bir aydınlanma boyutu… mevzusu…. En temel ehliyet Var Oluş Hakkı.
Varlıklar Oksijen Atmosferi Yapısına Göre Gezegenin İhtiyaçları Doğrultusunda Şekillenmiş. Buraya Uygun Bilinçli ve Titreşim Algısal Kabiliyetleri Şuan için Burayla Sınırlı.
Ancak Bilinç Ötesi ve Bilinç Altı Hafıza ve İletişim Protokollerini Ararken. En Temel Kanun Olan Yüksek Bİlinç Bağı ve Aidiyetine Ters Dönerken.. ana Protokol Tarafından Onaylanmayan Sapiens Türleri Kendi Nesline Eziyet Etmekte Israrlı… Gerek Yok Artık.
Var Oluş Hakkını En Temel Düzeyde İnsanlara Anlatmak ve Anlamasını Sağlamak Amacıyla Kopuk Pek Çok His ve Beklenti Var. Bunu Anlayanlar Anlamayanlara İfade Etmekte Zorlanıyorlar.
Bunun Sebebi Mevcut Küresel ve Aidiyet Düzeni.
Birey Aile ve Akraba usulünde topluluklara aidiyet hissiyle kendisini zorla ayrıştırdığında.. bir karınca veya bir su hücresi ile olan kadim ve genetik akrabalığının farkındalığından uzaklaştı. Bu Bölünmeyi Kanser Hücrelerinde ki Anomali Olarak İnceleyen insan makro düzeyde kendisini böyle görebilirdi, daha ileri bir formdan mikroskopla dünya hücresine bakıyor olsaydı.
Bir yerlerde biliyor fakat yakalayamıyor.. eksik kalıyor… Var oluşun zevkini yaşarken… Var Oluş Hakkını Neden Tanıyamıyor… Genele Kadime ve Kainatta Her Bir Zerreyle Birlikte Var Olduğunu Kabul Etmiyor…
Kendilerine Karşı Ben Olmak Mevzu…
Ben Kendim bir im’ im
İletken ve oksijen boyutuna göre algılarla sınırlı bir zincirin parçasıyım. Fakat her imgesel nesne ile iletişim kuran yansıtan ve yankılayan bir döngünün bir parçasıyım. Her döngü ve im yansıması aslında bütünde var olarak benim gelmişimi ve geçmişimi geleceğimi zaman ötesi bir kuantum katsayısal boyut ve bilinçte şekillendiriyor.
Damarlarımda kan hücrelerimin ve akışımın sistemini ve düzenini rahatsız ederek beni hasta eden bir koloniyi saptayan uyaran, rna kodlarıyla düzenleyen ve geri bildirim sonucunda ak kürelerim t hücrelerim nasıl benim yandaş ve yoldaş hücresel kadim bileşkelerimse… Gezegen tarafından ve daha da yukarıdan gelen güncellemeler de benim türümü küresel düzende belirli uyarılar ve yaşattığım neden olduğum genetik karmaşa ve hücresel çatışmalar boyutunda geri dönebilir. Bu yüzden neslim tükenebilir. Kendimi imha edebilir yada uyumlu olarak dönüşebilirim.
Bunlar hücresel ve genetik boyutta Var Oluş Bilinç Seviyelerinin en düşük seviyeleri. İşte Bu katmanın üzerine Çıkmak İçin… Daha Da Önemlisi Bu Seviyemi Korumak İçin. Var Oluş Hakkı Temellerini Sapiensler Olarak Benimsemem. Unuttuysam Yeniden Uyarlanmam ve Anlamam Gerek., Var Olmak Benim İçin Bunca Mühimken… Türlerim ve Zincirime Var Oluş Hakkı Tanımak Neden Zor… Var Oluş Hakkına ve Bilgeliğine Ulaşmak Ben Böylesi Var Olurken ve Nasıl Olmam Gerektiğini Bilirken… Neden Tanıyamıyorum?
Bu Cehalet Döngüsünün Sonu Neslin Tükenmesi veya Alt Grup Yaşam Zİncirlerine Doğru Geri Dönüşüm Süreci… Yani İnsan Bu Muhakeme Kısıtı ve Cebelleştiği Düzende Nasıl Israr Ediyor?
Bu Bilinç Zincirini İdrak Etmekten Uzaklaşıp Kutuplaştıkça Genetik Yapıda Çözülmeler Gelecek… RNa Kodlarının Yerini DNA çözülmeleri ve asitte eriyen bir buhran alabilir…
Var Oluş Hakkı En Temel ve Kadim Evrensel Bİlinç. Taş Bile Bİlir. Her İm Her Titreşim Bilir. Dahası Var Olan Herşey Bilir… İnsan Var İse… Var Olduğunu Bİldiği Gibi Diğer Varlıkları Neden Hissedemez Tam Olarak… ?
İşte Bunu Mevcut Toplumsal Düzen ve Küresel İletişim ve Yönetişim Modelinde… İnsanın Kendisini Sağlayabileceği Yeni Bir Takım Düzenlemeler ve Revizyonlarla.. Kendiliğinden Çözülürken İdrak Edebileceği Bir Yönetişim Modeli İyi Olabilir.
Anlatarak Kabul Ettirerek.. İdea Gibi Değil.. Basit Ve Uygulanabilir. Sebep Sonuç Basit Şeffaf Yeni Bir İletişim ve Yönetişim Protokolü.
İnsan Toplulukları İdrak Etmedikleri Takdirde.. Var Oluşsal Düzen ve Uyum Yasaları Gereği Gezegensel Boyutta Koklu Geridönüşüm ve Apokalips Eşliğinde Küresel ve Tüm Canlıları Bağlıyacak Boyutta Bir Var Oluş Düzenlemesi Gelebilir… Nesiller tehlikeyi ileri nesillerde görüyor olabilir.. fakat aten buhran ve cehennemdeler… Yani aslında bu zaman bile kaos ve işkence Var Oluş Bİlincine Uzak ve Uyumsuz.
Herhangi Bir Değişim ve Teslimiyet Vazgeçme… Herhangi Bir İktidarsal Değişim Tirani veya Tehdit Vaad etmiyoruz.
Basit Bir Kaç Unsur.
Var Oluş Hakkını Tanımak Kendini Bilinçli Bir Varlık Olarak Hazmetmek. Var Olan Bir Bilinç. Var Etmeden Var Olamaz… Ne Şekil Boyut ve Mertebede Olduğunda Üst Bİlice Yükselmiştir. İnsan Var Oluş Bilincinden Uzaklaşıyor. Alt Çapta Mertebelere Bölünerek Varlığını Yeniliklere Bırakabilir. Bilinç Tamamen Kapanır. Bunu mu istiyor liderleriniz?
İyiyi Emredenler, Kurtuluşu ve en doğru olduğunu savunan önderler… bu mu hedefiniz?
Var Olduğunuz İçin… Var Etmek İçin… Var Olduğun Gibi Var Edebilmeli.. Ki Kainat Edebi ve Varlık Seviyesini Koruyasınız İnsanlar. Sapiensler Ancak Var Oluş Hakkını ve Gezegen Zincirine Uyumlu Hale Dönüşerek… Diğer Üst Bilinc Evrimine Ulaşabilir. Oysa Varlık Hakkından Sapmaktan… Kendini Anlamaktan Hala Uzaklaşıyor. Pek Çok Bağ ve Yararı Yüzünden Kuşlar Gibi Nesli Hala İdame Ettiriliyor. Ancak Zorunluluk Değil. Kanser Hücreleri Gibi Davranıyor. Gerek Yok.
Uygulama ile kendini anlayabilir ayrılığa düşmüş tüm akrabalar…
Okumak İnandığını ve Anladığını Düşünmek… Var Olmak Hakkını tanımak için binlerce ş Hakkı.. Var Olan Her Varlık Tarafından Temel Gen Olarak Tanınır. Düzeni Bozan Bir Takım Yerleşmeler ve Mutasyonlar Olduğunu Kendi Vücudunda ve Doğada Çözümlüyor. Kendi Sapiens Türü Boyutunda Neden İdrak Edemiyor.… Varlığını Var Etmeye Borçluyken. Diğer Varlıkları Tanımlayamıyor.
Umarım Basit Bir Yönetişim Uygulaması İnsanlığa Kendi Kendisini Küresel Bilinç Seviyesinde Sağlayarak Var Ouş Hakkını İdrakö etmesine veya hatırlayarak Normlarına Dönmesine Hizmette Yeterli Olur… Bundan Çok Daha Fazlasının Temel Anahtarı Budur.
Evrensel Sistem Akışı ve Protokolleri Bunu Gerektirir. Aksi Mutasyon ve Deneyimler çeşitli usuller dışında.. Tedavi Edilemezse Geri Dönüşüm ve Terminasyonla Sonuçlanır. İnsan Biliyo Bunu…
Mevzu Hala Herkesin En Doğal Yaşam ve Büyüme Hakkının Bir Diğerlerince Yeniyor Olması… Çok derin ve cahil mevzular… Var Olmayı Seviyor Fakat Var Etmemek Pahasına…
Her şeyi Basitçe isterken iletmekte karşı koyduğu alı koyduğu ortak erişim kaynakları…
İnsan oğlu müessir mi muassır mı ne… olmak istiyorsa bunun için Var Oluş Hakkının Tüm Bilinçli İnsan Varlıkları Tarafından İdraki ve Bu Kainat Ana Yasasına Tüm Varlıkların Uyduğu veya Uyumlaşmaya Çalıştığı Nesnel Bilinç Olarak Kendisi Tarafından Öncelikli Olarak Uygulanmalı.
İnsanlık tarihi hep benzer döngüler sonrası kıramadığı her seviyede Apokalips Geçirerek İlerlemekten Alı Kalıyor… 3000 (küsür) yıllık Döngüler bunlar…
Basit anlatılmasını istiyor karmaşık yolların fakat en basit var oluş hakkını tanımıyor layığıyla birbirine… Tabii ki bilmeyi ve saymayı başaranlarımız çok. onlar kendilerini vicdanlarından bilirler.
Var Oluş Hakkını Tanımlayan Yeni Bir Anlayış Bu Döngüden Çıkmanın ve Uyumlanmanın Vaktini Hayallerininizin ve Hesaplarınızın Ötesinde Kısaltarak İnsanlığı Edep ve Adabıyla Eşit Şartlarla Yetişmiş İleri bir Uygarlık Haline Getirebilir… Kaybedilen Her İnsan Varlığı Potansiyel Bir Çaredir İnsanlığa… Kaybınızı Varın Siz Hesap Edin.
Var Oluş Hakkında Bir Olsa İnsan Bir Olmuş Olacak Zaten. Bu Düğümü Göstermekten Yoruldum. Sevilmeyen Evlat Tribi Gibi Bişey… Evlatlık Kara Keçi… Harem Piçi… Namus Emekçisi… Yersiz Yurtsuz.. Kimliği Yitiği… Var Oluş Hakkı Tanımada Daha Sınıfta Kalırsa Ağır Darbe Alır Tüm İnsan Oğlu.
Var Oluş Hakkında Bir Olan İnsan Sadece Küresel Değil Kozmik Bağlamda da Bir Olur… Herkes Yeriyle Yurduyla Güzel Zaten… Oksijen Organik Boyutu Değil… Gonul Bir Olmalı İnsanlıkta Ancak O zaman Bu Döngü Kırılır.… Hani eskiler parmağına bir ip bağlar. Gordion Durumu O Hak İlmeğiydi Bir Zamanlar.. 2 Koyununu Odeyen KAdar O bilekte Düğümlü Kalırdı. Hak Sahibi Hakkını Helal Ettiğinde Çözerdi El Sıkışılırdı. Var Oluş Sahiplenmek Değil Sahiplerin Sahipleri Sayması Hakkı Bütününde Uyumludur. İnsan Yüzde 30-40 arası felan herhalde bu uyumda. Bunada Şükür. Bu olmadan diğer söylenenleri hiç anlamaz.. dünya kadar var olur insan oğulları…
Var oluş da bir olunca zaten herkes anlar… var oluş hakkını yeniden tanımlasın insanoğlu. En derin mevzu… En Kolay Konu. Goren Çok. lakin Gore Gore Yapanların Hali Yüzünden Bu Vahim.
Var Oluş Hakkı Tanınmalı. Ve Ancak Bu Temel Uyumlu Varlıklar ve Yaşam Zincirlerinin Kuresel Evrensel ve Kozmik Anayasa Bağlarına Uyumları Birlik Gerektirir. Bu küresel idraka sahip olanları hassasiyetle takip edip öğrenmek çok eğlenceli ve güzel bir yol. Hemde anne sutu gibi hızlı geliştirir. İnsanlık Ancak Var Oluş Hakkında Bir ve Eşit Bireyler olduğunda Üst Bilinç Seviyelerine Cevap Verebilir.
Tüm Aileiler Sapiens, Sapiens Yada İnsan Varlıktır. Var Oluş Hakkını Tanımayan İmgesel Zincirler Dönüşüme Tabi Tutulur. Var Olduğu Kavramı Yittiğinde.. Bilinç Seviyesi ve Çapı Alt Düzey Davranış ve Hareket Motorlarıyla Sınırlanan Mikro Organizma Seviyelerine Düşer ve Bir Önceki Toplu Bilinç Tamamen Silinir. Yok Oluş Türün Sonudur. İnsan Tüm Bu Birikiminden ve Yeteneklerinden Vazgeçmek ve Bu Bilinç Düzeyinden Sistematik Bir Yok Oluşa Mı Tamah Ediyor? Yeni Toplumsal ve Küresel Yönetişime Öncülük Edecek Fikirler Barındıran, Var Oluş Hakkı ve Özüne Dönmesine Yardımcı Olacak Basit Düzenlemeler Uygulamada İnsanlığın Bu Kararı Almasında Yardımcı Olabilir. Yada Düzen Ehli Bildiğini Okusun.
Herkes ve Her Topluluk Yaptığının Şahitidir. Gelişmiş ve Öşrenmiş Genetik Kazanımlar, Düzey Kaybı Yaşamazlar.. Onlar Yükseltilen Diğer Türlerle Zenginlikler Katarak Daha Üst Boyutlarda Türlerle Karışarak Misyon ve Yetenekleriyle Yeni Aidiyetlerine Can ve Güç Katmaya ve Varlık Bilincini Üst Makamlar ve Hazlarda Yaşamaya Evrilerek Devam Edecektir.
Dualar, Serzenişler Duyuldu. Hesaplar Kıyıldı… Herkes Kendisine Şahit ise…
Herkes An’a şahitlik etmektedir.
Acılar, Dehşet ve Korkuların Sahiplerinin, mazlumun Yaşadıkları Hücresel Boyutta RNA Kodlarıyla Tüm Küreye İletildi… Genetik Boyutta Kendi Yaptıklarına Şahit Olan İnsan… Hastalığa Çare Bulmak İstiyorsa… Hangi Hücre Zarı ve Şeklinde Geldiğine Değil.. RNA kodlarının uyardığı ve ilettiği DNA Gen Mesajlarına Baksın.
Genetik Tıp Bu kadar İlerledi.
İnsan Derman ve Çare Arıyor yada Olmak İstiyorsa… Hastalığa değil… Yaşattığı ve Yaşadığı Var Oluş Deneyimine ve Tarihine Baksın… Gerçek Tehdit Kendisi… Var Oluşa Zıt Hareket Ederek Bölünen ve Metastaz Yapan Bir Varlık Olduğunu Saptadığında… Kendi Düzeyinde Dönüşebilirse… İçeriğinde Hicresel Boyuttaki Mutasyon ve Anomalilerin İşleyiş ve Tetikleyicilerini ve Temel Problemi Anlayarak.. Bilinç Seviyesi ve Var Oluş Hak ve Sebeplerini Doğrulayabilir ve Devamını Sağlayabilecektir. İlerleyebilmesi için ise Varlık Bİlinci ve Var Oluş Hakkını Kanıksamadan bu seviye ötesine geçemez.
Bunun için küresel ve insan topluluğunun küresel davranış ve var oluşsal yaklaşımındaki çatışma ve çakışmaları tetikleyen maddesel ve iletişim protokol döngülerinde güncelleme gerekmektedir.
Uygulaması Basit ve Maliyeti Barış ve Huzur.. Kazancı İse İnsan Neslinin Devamı…
Getirisi İse Daha Üst Bİlinç Seviyelerini Algılayabilecek Zeka ve Algı Düzeyine Erişim Hakkına Kavuşmak Olacaktır.
50 bin kere yazdık… basitçe uygulamaya koyulursa idrak etmekte zorlanacağını sanmıyoruz. Lütfen İnsan Var Oluş Hakkını ve Var Olmanın Ne Olduğunu Hissettiğinde… Hissettiğin Gibi Var Oluşa Saygı duy kendin gibi sev ve Var et ki zincirinle birlikte var olasın.
Basitçe bir kavrayış çağrısıdır. Kendin yap kendin gör… kendine gel… var ol…
Kendi bildiğine kendince inan kendini kandır ve tüken…?
Düzen ehli ve önderlerine açık çağrıdır. Her kesim haklı ve çözümden yana ise… bir ve tek başına… 7 düzene de dahil olmayanın eliyle ulaştırıyoruz… anlaşmazlığa düşülen hususta çözüme gidilecek yolun anahtarı budur. Birbirinize düşmeyin diye kimsesiz tarafından ulaştırıyoruz. Basit. uygulanabilir.
Mevzu Var Oluş Hakkı… Mevzu Olmak yada Olmamak… Olamamak mı Olabilmek mi… Var Olduğunun Bilincine Varmak… Olduğunu Bilmek Değildir…
Mevzu Var Olmaktır… Var Etmeyen Var Olamaz…
Mevzu Derin… Düzenleme Basit Yordamlardan Oluşmakta… İnsan Kendisine Şahit Oldukça… Var Olabilecek Mi… Her Hastalığı Mikrop Sananlar.. Derdi Verip Dermanı Saklayanlar… Dermanı İstifleyip… Var Olanı Esirgeyenler… Bozguncular.. Riyakarlar…
Mevzu Var Oluş Hakkıdır..
Düzen Ehline Duyurulur. İnsan Kendini Dinlesin.
Var Olmayı Seven Var Etmeyi Seçer.. Var Olduğunu u Bilen, Varlığı Korur…
Var olabilmek tek yönlü olarak bilinçli aktarım ve birikimi koruyarak sürekli olumlu devinen bir bilinçsel katman ve boyutsal imgelemdir.
Buradaki olumsuz ve yanlış ayrışma ve mitozlar üst bilinçle uyumdan saptığında uyarılıra ve etkileşimlere cevap vermediği takdirde terminasyona ve geri dönüşüme programlanmıştır. Nefes almak gibi basit bir içgüdüsel dürtü de denebilir.
Temel Var oluş bilincini idrak ederek uyum sağlanırsa.. İnsan kaynak ve maddesel kısıtların olmadığını ve sürekli ve yetken kaynak döngü ve işleyişine erişim hakkına sahip olacak ve kısa sürede erişebilecektir. Bu durum zincirleme evrimsel reaksiyonlara yol açarak.. sapiens varlığı ve nesli ileri düzeyde katlanarak bilinç sıçrayışı ve yüksek bilinç seviyelerinde var oluş deneyimi sapienslerin de mikroskobik alt düzey organizma yapısı kalacağı imgesel frekans olduğunda insan var oluşu bambaşka bir biçimde idrak ettiğinde ancak o zaman tam olarak suan yasamakta olduğu seviyeyi ve cehaleti kavradığında… çektiği acı ve buhranı anlayabilecektir.
Açıkçası o seviyeden insan bir hücrenin yapı ve yaşam döngüsüne zarar vermekte olan bir mutasyon.. kanserleşen bir alt varlık… tıpkı kendi içinde tespit ve tedavi etmeye uğraştığı mevzu…
En temeli Var Oluş Hakkı…
Daha iyi bir Dünya Mümkün. İnsan ile veya İnsansız… Katkı ve Katılım Serbest. Var Oluş Hakkı Temelinde… Aksi Uyumsuzluklar ve Bütünselliği Tehdit Eden Mitocondrial Anomaliler Düzeltilemezse Ev Sahibi Konaklayıcının Gereksinim Duyduğu Yaşamsal İşlevler ve Kimyayı Sağlayamaz. Hücreyle birlikte Konuk da Yok Olur… Yahut Hücre Konaklayan Zararlı Unsurları Dönüştürür veya Temizleyerek, Geridönüşümsel Enzimlere Ayrıştırır.
Hiçbir Şey Ziyan Olmaz… Nesil Olarak Tükenen… Bilinçsel ve Epigenetik Tüm Hafızada Tamamen Sİlinir. Hiç Var Olmamış Gibi.
Umarız Evrensel Yaşam Dizgisinin Talep Ettiği, Var Oluşsal Bilinci Kavrayan Oksijen Halkları Tekrar Uyum ve Ahenke Kavusarak.. Bizlerle Yeniden Uyumlanabilirler.
Aksi halde yaşam devam edecektir… İnsanlar olsa da olmasa da.. İnsan Şart Değildir. Ancak Gerekli Olarak Bir Araya Gelmiş Bir Bilinç Düzeyi Varlığıdır. Dahası Mı… aşağısı mı… Hiç olmamış olmak mı? Var Oluşta Yeni Bilinç ve boyutları Deneyimlemek mi…?
Cevap ve Netice İnsanların Sandığından Daha Da Yakın… Kimsesizin önerdiği yol her 7 tarafın ve Özünde Var Oluşun Çatıştığı ve Çeliştiği Sistemi düzenleyerek… insanların ait olduğu asıl huzur ve güvenli düzeni tesis etmesini… var oluşu ve bütünselliği idrak ederek neslini korumasını ve buhran ve dehşetli zamanın ötesinde gerçek birlik ve uyumun hazzını ve refahını yaşayarak deneyimlemesinin yolunu işaret etmektedir. Kimseye karşı.. kimseyle birlik değildir… herkese katılmaktadır… ancak yönetim ve iletişim protoklleri ve etkileşim yordamlarının işleyişlerine objektif ve daha etkin bir mekanik getirerek işleyişteki kangreni giderebilecek bütünselliğin iyiliği ve neslin tamamına güncellemeler getirmekten başka bir amaç niyet veya fayda içermez.
İnsanlar uygulamaya karar verdiklerinde görecekler.
Gördüklerinde anlamlar ve boyutları değişen yeni uygarlık biçimlenecek… Ve insan bu zamanlarına primatlar seviyesinde bir zeka düzeyinde olduğunu fark ettiğinde bizler yanlarında olacağız.
Olmak yada Olmamak… İnsanın Elinde… Bu Deneyimin Bir Parçası Olmak… Var Olmak veya Olmamak mevzusu…
Ağrı dağında Nuhun Gemisi Diye Kayık Aramayı Bırakıp İskelede Buluşmalı İnsan… Kimsesiz Sancakta…

artizkeci
Bir gün ormanda bir yavru kurt bakmış orman kanunları beka meselesi olmuş. Tüm sürüler dara girmiş güçsüze düşküne yan gözle sulu dişle bakmaya başlamış gitgide. - Ben bunların hepsini bu ormani ve herkesi seviyorum. şimdi birine kurban olsam ötekileri inciticem nasıl yapsam? En iyisi ben hiç birine tanınmadan bir kilik bulayım incitmeden kurban olayım fakat nasıl olayım? diye hayıflanmış. Bu serzeniş Mikailin gönlüne değmiş. Ona sokularak yaşlı bir karga kılığında yardımına sığınmış.Yaşlı bir kargaya şu taşı kaldırması için yardım istemiş Mikail yavru kurttan. - Bir pati atıver dostum şu cevizi alayım altından. Yavru kurt bir patide karganın gagasının önünde hazır etmiş cevizi. Teşekkür etmiş karga hali hatirını sormuş, içini dökmüş yavrukurt. - Peki nasıl bir kılık isterdin ona kurban ve yoldaş olacak? Kurt derinlere dalmış... - kendimi seviyorum. Sudaki sevimli ben gibi güler bir cehrem olsa. atik çevik zeki kendi neslimle bas edebilecek kadar güçlü ve hayat dolu olabilir ve böyle bir ömür geçirecek kadar dayanıklı olsam da neslime yakin olabilseydim; onları gözetecek kadar yükseklere çıkabilsem ve onlarla yol arkadaşı olabilseydim keşke. - hem onunla beslenmek hem onu beslemek ebedi kankası olmak fevkalade eglenceli olurdu kim bilir... Tam gönlüne gitmiş olacak ki Mikailin. Subhan yavru kurtun paylaştığı bu arzuyu kabul eylemiş ve kurdun duasını gönlü gibi mesut ve mert bir keçi ol o halde diyerek kabul buyurmuş. Keçiyle Kurdu Mesul Kılmış birbirinin hatır ve hayrına… Uyumlanın demiş Subhan Karga izin istemiş ve ertesi sabah yavru kurt ve gönlüne yakın hissettiği her sürüden pek çok yavru kurt keçilere dönüşmüş. O andan sonra... Zamanla kıtlık yerini doyuma birakmis. gözlerini tok tutmayı yeniden idrak etmiş düzen ehli ve arşın adil ve eşit gelmiş herkese. Aynı dereleri patikaları ve ormanları mesken tutmuş kurtlar ve keçiler. Milyon dünya zamanında bu dostluk ve uyum tüm gezegen sakinlerine sunularak adilce paylaştırılmış ve kompleks varliklar birbirlerine karışarak gelişerek ve bağdaşarak bugunculerle bugunlere tasinmislar… Bebekken dilenen çabalayan biz bugüncüler belki bozgunculuktayiz da gafiliz bu durumdan. Belki de kendilerimizi boynuzluyor bozuyoruzdur. Kahır olmadan Var olmaz...? Doyacağımız kadar yersek paylaşmış oluruz daha çok mutlu ve tok geçinir gideriz demişler ve kimse sözlerinden dönmemiş. Yavru kurt o sabah açıklamış tüm dostlarına ve keçilere o gece başından geçenleri anlatmış ve af dilenmiş. Hepsi hakkini helal etmiş ve ona sukranlarini sunmuşlar. Hep bir ağızdan mee lemiş mehelemişler ve Sübhandan kardeşleri kurtların ve tüm orman ehlinin kurbanı ve yoldaşı eğlendikleri ve rizalarina razı olduğu için şükranlarini ve dualarını sunmuşlar Tanrıya. Dualar tebrikler gün batana kadar butun dünyaya yayilmis. Coşkuyla karşılanmış Orman. Kurtlar da Dolunay altında uluyarak tüm sürüleri müjdeledikten sonra Subhandan kardeşleri keçilerden razı olsun diye kendilerinden de razı olsun dersimiz gazamız daim günahlarımız af olsun diyerek şükran ve rızaları dile gelmiş tövbeler dilenmiş ve yeni ahidlerini sunmuşlar kabulüne. O an rızkı özümsemiş dünya ehli. O günden sonra bu dualar yankılandıkça dolunayda ve gün batınlarında.. ağaçlar kah ürpermiş kah dans etmiş, selam seda ve sevdayla anmışlar o kurdu. İşte Sevda böyle duman olmuş inmiş… keçi kurda kurt keçiye dua ederken.. hüznün hazza sarılmış hal ikizi doğmuş. adını sevda ile tutku koymuş bir sürü. bir sürü acıdıkça haline, acıyı tartmış karsiliginda minnet ve rıza koymuş ikisinin dersini. Bir keçi daha iyisini yaparız demiş. umutla emek ismini vermiş onlara. sevmeye ve çabalamaya meelemiş… - Meseleyi mesele etmezsen meseleler büyüyebilir. olumlu büyüsün o zaman demiş temkin ve bilge koymuş isimlerini bu kutsal ikiz dersin.. Tepkilerine hakem olmuş başka bir sürü can ile canan Demiş sevdanın böldüğü benlik sevgisine... Su birikintilerinde, ağaçlarda kendini sürülerine ve hayata feda eden ve varlığına veda eden artiz bir keçi.. Ona kimseyi incitmeden Subhana sığınarak donusmeyı hayal eden Subhandan dileyen bu masum kurt yavrusunun hikayesi dolanır durur hala dünya dillerinde… ay vakitleri ve gunbatinda da her nefes anar onun vazgecişi ve teslimiyetini.. Subhana yakinlasir gonuller birbirine bağlanır o özel vakitlerde .

O AN
İçimdeki fırtınanın başladığı o an zihnim bir ada bulur kendini bırakır. Güneş açtığı o an bir sal yapar kendimi arar. İnce bir yağmur hiç dinmez oldu.. nereden gelir hiç gitmeyen bu bulut, neden hiç gitmez? Kim bilir..? Kim bilir ıslanmakta belki duyguların diyeti...? Hani O an vardır sözlerin bittiği.. anlamlar kaybolur da iç geçirirsin.. Boğazından geçmez yutkunmakla nefesin Sesin sözün geçmez zindan kafeslerine kafa atıp duran deli kalbine... Hani hırsından, öfkenden yırtına yırtına ağlarsın, çıkmasın, kimsecikler duymasın diye utanırken bir tarafın, hıçkırıklarını yutar bir kenara büzüşür kıvranırsın... Hani bazı gidenlerin geri gelmeyeceğini anladığın o an Elinden bir şey gelmez, gelemez, her şeye bir çare bulamazsın... Hani yağmurlar dinmez... O an alıştığını sanırsın yağmura... Grinin tonlarında mavi bir güneş doğar, lacivert dalgalar turuncu kıyılara çarpar Beyaz kuşlar kalkar yüreğinden, uğurlarsın tek kelime diyemeden gönlünü koparıp giden yolcuyu... O an elin kalkmaz o an kalbin atmaz... ince bir yangın başlar boğazında... Ne el sallamak haktır, ne uğurlamak, ne de sevdiklerine veda edemeden ayrılmak... O an vardır hani O an... her şeyin hiç bir şeye döndüğü o an... O an sen olmazsın... sen artık hiç bir zaman sen olamazsın... zaten her an başkalaşırken.. bir de bakmışsın o an eski senelerden hiç bir şey kalmamış... sen sende kalmamış... sen seni de alıp gitmiş... yerine allak bullak bir manken, bir tiyatro, bir kaç rol kalmış... Öylece yaşamaya başlarsın o an... alışacak sanırsın.. o gönül nelere alıştı nelere dayandı... Yağmurla gezen, duman renkli, elleri cebinde bir pandomim ustası gibi, olmadığın gibi olmaya çabalarsın gözlerini kaçırarak...
