Ara
  • oas

Zengin Dünya

Zengin Dünya




İnsan Toplulukları, kuşkusuz Gezegen üzerinde hüküm sahibi ve O’nu doğrudan etkileyen ve şekillendiren en kalabalık ve güçlü organize görsel bilinçli topluluklardan biri.

Aslında Dünya kaynaklarında her hangi bir kıtlaşma söz konusu değil. Yani Su ve Oksijen ve Karbon vb diğer pek çok madde uzayda kaybolmadan çekim gücü ekseninde gezegeni çevreliyor ve katmansal fiziki kurallara bağlı bir uyumda donatıyor ve canlı yaşamı destekliyor.

Gezegen cömert bir biçimde aynı bağımlı yaşam kaynaklarını üzerinde yeşeren ve hayat mucizesini deneyimleyen tüm canlılara eşit bir biçimde sunuyor ve bizler kadar bütün canlılar da bizim yaşam döngümüz canlı ve cansız hallerimizden besleniyor. Bizler bu gezegene bağlı yaşam formları olarak birbirimizden besleniyor ve birbirimizi tüketiyoruz… Gezegen bizi bizde gezegeni besliyoruz. Aslında kıtlık yok.

Döngüsel ve çekimsel kuvvetlere bağlı olarak yer altı sularının çekilerek filtrasyona maruz kalması ve yeni pınarlardan doğarak deniz suyunun arındırılmış taze tatlı su kaynaklarına doğal membranlarda dönüştürülmesi işlevi zaten olağan bir süreç…

Dünya var oluş açısından zengin ve kendi özüne uygun bir hareket döngüsü ve karakteristik yapıya sahip. Bu meydana gelen her birey için sınırsız ve ücretsiz…

Ancak üzerinde yaşayan ve kendilerini muassır medeniyetler olarak gören, madensel uygarlıklarını gelişmiş adleden toplulukların, bir araya getirdikleri güç birlikleri ve varlığını sürdürmek için dayattıkları ve genişledikleri şiddet, korku, strese ve panik dolu çalkantılı bu düzen cilalı taş devri döneminde olduğu gibi, evrilen insanlığın geçiş dönemlerinden ve farkındalığına varılması gereken bir maraz olarak anlaşılmaya ve milyonlarca insan tarafından hissedilmeye başladı.

Bu takdire ulaşmakta insan yavaş ve çok acı ve ızdırap dolu süreçlerden geçti. Hala da Dünyanın her bir yanında insanlar birbirine inanç ve kaynaksal tarihsel vb nedenleri bahane ederek soykırımlarda ve işgallerde bulunuyor. Oysa kimse böyle davranmak istemiyor ve evde ailelerine şiddet ve savaşın, haksızlık ve cimriliğin ne kadar kötü ve tehlikeli şeyler olduğunu anlatıyor. Sabahında aynı babalar, kendi çocuklarıyla aynı ihtiyaca sahip diğerlerini öldürmek üzere işe ve savaşa koyuluyor, planlar hazırlıyor ve harekete geçiriyorlar.

Tezatlar arasında ahlak, açlık, şiddet, yoksulluk, işgal gibi olumsuz fiiller bağlı duygusal dinamikleri Epigenetik kodlar olarak ırkların davranış biçimi ve kozmik kimliklerine işliyor. Yukarıdan uzak gezegenlerden izlendiğinde Dünya toplulukları kırmızı ve siyah karıncalar gibi benzer içgüdüsel bir yaşam döngüsü içerisinde yer kapmaca oynuyorlar. Bu gerekliliğini bırakmış olması gereken ve geriden gelen geç kalınmış bir cehalet döngüsü.

Bazı Küresel ve Irksal ilerleme ve çağ atlamaları gerçekleştirebilmek sanıldığı ve insanların kitaplarında, filmlerinde birbirlerine öğrettiği gibi savaşarak ve yok ederek değil Barışarak birleşerek ve birbirini iyileştirerek elde edilebilir.

İnsan kaybettiği ve yitirdiği, türünü tükettiği insanlarla toprağa karışan sırları ve bilgileri, yetenekleri ve özellikleri bilseydi mevcut var oluşuna ve ilerleyişine vurduğu darbenin dehşetine kapılırdı.

Anca makro bakış açısına sahip liderler ve topluluklar henüz bunu içselleştirecek zeka düzeyine gelemedile tam olarak. Bu evrimsel bir zeka geriliği tüm insan ırkı adına. Ve insan soyununtürünü yok olma tehlikesine doğru götürüyor. Ancak Gezegen üzerinde bilinçli topluluklarda ciddi ve büyük oranda bir uyanış bir taraftan bu duruma karşı koyuyor ve varlığını bu sağduyulu kitlelere borçlu bütün topluluklar ince bir ipliğe bağlı biçimde örtülü bir erdemsel ve evrimsel savaş veriyor. Başarıyoruz.

Mevcut düzenin ve madensel biçimlendirmeler üzerine kurulu uygarlık dinamiklerinin aksine, yeni dünyada şuan mevcut olan nüfustan daha yüksek bir nüfusa ihtiyaç var.

Bu eksende ülkeler, insanlar ve topluluklar maddesel düzeye odaklanmış ve açlığa karşı bireysel, çekirdek aile ve topluluklar olarak halkasal katmanlarda çıkar ilişkilerinde gerçek varoluş ve huzurdan uzak stresli bir yaşam döngüsünde debelenmekte hür elbette. Ancak böyle geri kalmış bir toplulukla, koyun sürüleri arasında Dünya Dışı Kozmik Uygarlıklar açısından bir fark yok ve zeki yaşam formları ve ileri topluluklar haline gelmemiş ehil olmamış varlıklar ancak insanların kendi alt sınıf yaratıkları gördüğü gibi görülüyor bizler tarafından. Besin tarlalarına dadanmış istilacı türleri ilaçladığı gibi insan nesli de tüketilebilir evrimsel döngü ve bu hastalık kırılmadığı sürece insan aynı istilacı böcekler gibi bir bakıma. Herkes kendi evinde oysa… Evinde huzursuz ve tedirgin.. Evinden ve içindekilerden rahatsız…_!

Sürekli stres ve kaygı içerisinde debelenen ve çareyi diğer ev halklarıyla savaşta ve cinayette bulduğunu sanarken yine yeniden birbirine zulmde… Böyle topluluklarla Dünya dışı iletişim kurulması hayvanat bahçesinde parmaklıklar ardındaki bir hayvana selamdan öteye gidemiyor. Kozmik yasada yaşam ve canlılık çeşitliliği hayranlık ve sevgiyle karşılanır ve onun optimal huzuru ve en iyi durumu doğrultusunda geri bildirim verilebilir. Kozmik varlıkların dünyasında savaş şiddet hatta silah bile yoktur. Bizler basitçe bu alt varlıklara görünmeyi bırakır ve onları kendi cehaletleriyle başlasa bırakarak gözlemlemeye devam ederiz. İyileştirecek dokunuşlarımız ve stratejik kurtarışlarımız olur yaşamsal bütünlüğe saygı ve sabırdan ötürü. Bunun dışında birşey veya herhangi bir tehdit Kozmik yasaya aykırı ve Allahtan değildir. Tehlikeli türler kendi zincirsel kümelerine hapsedilerek kendileriyle ilgili bu davranışsal krizi yaşamaya mecbur bırakılır ve kendi hallerine terk edilir kendilerini yok ederler.

Onlara çeşitli uyanışlar, fırsat ve koruyucu ilerletici ve geliştirici ilhamlar ve yollar gösteren elçiler gönderilir. Aklını başına alan ve evrilebilen tüm büyük ilerlemelere bakıldığında büyük ilerleme ve parlak dönemlerinde insan topluluklarında hep barış ve ilimin güzel paylaşım ve zenginlikle huzurlu bir dönemde gerçekleştiğini görürsünüz… İnsan boşu boşuna savaşıyor…. Vakit kaybediyor ve kendisini tüketiyor… Sanıldığı gibi nüfusu artmıyor… kendisini yok ediyor…

Zengin Dünyada herkes için ev, sınırsız kaynaklar ve mutlu ve güvenli kalabalık insan toplulukları özgürce tüm gezegeni paylaşabilir…

Kaynaklar kadar madensel ve maddesel teknolojikleri ve enerji ücretsiz ve karşılıksız olarak kaygısızca paylaşılabilir. Kimse kimseye, evliliklere, aidiyete ve namusa muhtaç değildir… herkes güvendedir… Bu aşamaya gelebildikten sonra, her bilinç ve bireyin kendisini sürekli tekrar ederek var olabileceği başka bir aşama daha vardır… Bizlerde bu böyle işliyor… Sizin bilgisayar oyunları gibi… Ancak hırsın ve diğerlerine rağmen, açlığa rağmen zenginliği yaşayan ruhların bu seviyeye gelmesine izin verilmez… zaten gelemezler bile…

Fakir insanlık ve medeniyetlerle kurulacak iletişim şimdilik sadece evrimsel süreci tanımış bir takım insanlar üzerinden kurulan iletişim ve mesajlarla mümkün kılınıyor… Onlara zarar veren ve vermeye teşebbüs eden zalim topluluk ve bir takım mihraplar kendilerine zulm edebilirler ancak… Ne istihbaratları ne silah güçleri veya teknolojileri bizim koruduklarımıza zarar veremezler… onlar ancak kendilerini ve kendi soylarından gelenelerin derdine ve acısına kapılır ve karışan medeniyetleri ve kaçan huzurlarıyla uğraşır debelenir dururlar… Örnekler ortada… Değil mi?

İnsanlar sakinleşip savaşı bıraksınlar… Sınırsız kaynak ve mutluca artan nüfus ve gelişmiş sağlıklı ve estetik genetik yapıda gelişsinler istiyorlarsa… Savaşları ve zulmu ve mikro plastikleri var oluşlarından bir an önce çıkarsınlar… Bizler insanların anne ve babaları gibiyiz… insanlar 3 yaşında çocuk gibiler bizler için… Mesajlarımızı getiren ve sizler için iyilik için çalışan insanlara ve hayvanlara zulmu zalimliği bırakın ve birleşin…

Dünya sofrasında herkese yetecek yemek, lüks bir yaşam huzur ve güven zaten var. Durduğunuzda göreceksiniz. Durun.

Duyuruldu.

Yeni güncellemeler Allah Dostlarına 48 saatlik Gece Diliminde Uykuda Gönderilecek. Hissedenler Daha Fazla İyilik ve Yenilik Hissedecekler… Gönüllere ve Allah Dostlarına Saygı ve Selamla…

Cin ve Deniz Halklarına Selam ve Saygılarla…


5 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

Paris’te Hz.Muhammed Gibi Yaşamak…

Paris’te Hz.Muhammed Gibi Yaşamak… Hz. Muhammed (SAV) Yaşasaydı ve Fransa’da Yaşananlara Tanık Olsaydı Nasıl Düşünürdü, Ne Söylerdi ve Bu Karikatür ve Kendi Tebaasının Tutumu Konusunda Ne Yapılmasını