Ara
  • oas

SUÇ ve SAVAŞ | AF ve BARIŞ



Nisan 2020 ye girdiğimiz şu zamanlar benim de 40 lı yaşlarımın ilk zamanları.

Şu günlerde yaşamakta olduğumuz bunca ağır ve üst üste gelen felaketlerle boğuşan Dünya’nın gidişatına tanıklık ederken, bir yandan sevdiklerimizi korumaya, bir taraftan hayatımızı paylaştığımız topluluklar olarak bu süreçte ayakta durmaya çabalıyoruz.

Gitgide ağırlaşan şartlar ve kabus gibi dertlerle sarılmış dört yanımız diye düşünürken bir şey fark ettim ve ne strese ne endişe hiç bireyden geriye bir eser kalmadı.

Ne zaman en son kendimi güvende, ekonomik, ruhsal, zihinsel ve fiziksel olarak en optimal ve yüksek seviyede hissettiğimi düşünüyordum?

Yada hiç böyle hissetmiş miydim?

Aidiyet ve kimlik problemlerim..

Sevgi ve Güven

Aile ve Birlik

Sosyal Çevre ve İyi Dostluklar

Eşsiz Zamanlar

Aşklarım…

Ekonomik şartların el verdiği ölçülerde gönlümce erişebildiğim ileriye dönük hedeflerim ve ailemin verdiği içten destek ile öngörüsüzce önümü kesen veya bana engel olan yanlış yaklaşımları…

Benim suya düşen umutlarım, kırılan gönlüm, güvenim, sarsılan öz değer ve özgüvenimin ekseninde kendimle olan barışım ve azmimde meydana gelen erozyonla değişen dönüşen karakter ve hayat yaklaşımlarımın bütünde şimdiki bana ve kaderime yaptığı doğru ve dolaylı etkiler…

Bir Birey olarak bilinçli olarak şekillendirmeye başladığım şu 40 yıllık hayatım ilk okulda başladığım ilişkilerin seçimlerin ve çevremin tepkileri ve benim hakkımda oluşturduğu kanılar doğrultusunda etkileşimlerle genleşerek geldiğim şu anki ben.

Her şeye rağmen, herkese karşı, herkes sayesinde bütünde sunulan ve sunduklarımın etkileşimi ile şekillenmiş bu insan; yani ben.

Tüm bunlara maruz kalmadan önceki niyetimi ilk okula ailemin yanından ayrıldığım ve yalnız başıma kendimce başladığım o ilk niyet ve beklentilerimi hatırlamaya çalıştım.

Hatırladım. Hislerimi, umutlarımı, neşemi, bilinmezlik ve kocaman dünya karşısında korku ve heyecanla karışık muzip merak ve ailemin içime ektiği güven ve değerle evden çıktığım o ilk bir başıma günü net olarak hatırladım.

Ve her şey böyle başladı. O iyi niyetli ve ailesinden gördüğü kaydettiği tüm sosyal silahları ve sevgisi güveni ve öz değeri ile ilk bir başına hayatına adım atan çocuk.

Bir bir kırıldığı, güveninin sarsıldığı, yalnız ve korumasız hissettiği ve yaşantısına damga vuran pek çok irili ufaklı anıyı olabildiğince anımsayarak ve belirli bir biçimde analiz ve düzenle birbirleriyle bağlayarak günümüze kadar gelecek bir hayat muhakemesini sonuçlandırdım.

Sonuc: AQ mun DUNYASI!

Sanırım 30 lu yaşlardan 40 lara geçerken, yetişkin hayatlarımızda elde ettiğimiz kariyerden aşka, sosyal statüden bizi eskiden bu tarafa tanıyan eşin dostun tutumlarına kadar edindiğimiz intiba ve zihnimizdeki imaj arasındaki fark ve mevcut gerçekliğimizin birbiriyle ne kadar örtüştüğü meselesiydi bu derin analizi başlatan durum.

İyi de oldu. Bu karşılaştırmalarda öncelikle insanlar özellikle sizleri geçmişten bu yana tanıyan başta yakın aile ile başlayarak katman katman iletişimde bulunduğunuz insanların kafasındaki imaj ve sizin kendi gerçekliğinizin örtüştüğü ortak olarak onayladıkları ve pekişmenize yardımcı olan unsurlar yanında, uyuşmayan ve kimi zaman çatışan olumsuz kusurlu bölümlerin Biribiriyle olan orantısı yönünce ve ağırlığınca başlayan bir öz muhakeme süreci sanki akademiden mezun olmadan önceki son değerlendirme ve gelecekteki size erişip erişmediğinizi yahut ne kadar az yada daha iyi olup olmadığınızı kavrayarak ikinci bahar öncesi master plan revizyon sürecine giriş niteliğinde bir güncelleme gibi bir şey.

Karışık oldu sanırım, daha az kelime kullanarak da yazabilirdim sanırım anlatmak istediğim şeyi. Ancak detaylardaki incelikler gelişi güzel Nerden geldim nereye gidiyorum, ne oldum ne olacağım gibi klişe ve üstünkörü bir değerleme değildi.

Gerçekten büyük bir efor bir dizi meditatif ve hipnoz boyutunda geriye dönük hafıza çalışması, olayları, yarattığı durumları, ilişkili kişiler ve onların davranış ve tutumlarını tetikleyen unsurlar ile dikkate alınarak anlaşılarak derinlemesine bir analiz halinden bahsediyorum açıkçası. Kendimi anlarken karşımdakileri ve ilgili tüm dinamikleri mümkün olduğunca geniş bir açıdan değerlendirerek, zaman zaman ileri geri bütünsellikte herseye bağlayarak ve analiz ederek ilerlerken, yorum katmamaya ve sadece anlamaya çalışarak duygusal etkileşime minimum maruz kalmaya çalışarak tarafsız ve şeffaf bir irdeleme yapmak.

Kolay olmadı, başa sardığım bölüm çok oldu. Kimi zaman çok derin sarsıntılar geçirdim. Çok ağır biçimde ruhsal dalgalanmalar ve acılara maruz kaldım. Yılmadım. Korkmadım. Biliyordum ki yarım bıraksam ileride daha büyük ruhsal ve fiziksel hasarlar bırakacaktı. Tamamlamam gerekiyordu.

Tamamladığımı düşünüyorum.

Kendi 40 yılımın ve doğrudan dolaylı tüm dinamiklerin ışığında bugün gördüğüm ve ölene dek yaşamak zorunda olduğum bu adamı mümkün olan en sert ve en adil biçimde değerlendirdikten sonra öncelikli olarak 3 sorunun cevabını verebildim kendime.

1.çabaladım

2.paylaştım

3.kimseye borcum yok


7 görüntüleme
  • White Facebook Icon
  • White Twitter Icon
  • White Pinterest Icon
  • White Instagram Icon

Digital Downloads Available for only $ 11.00 

Contact art2weird@outlook.com | Mobile: +90 530 911 3106